Bipolar Bozukluk: Gebelik, Yaşlılık ve İyileşme Yolculuğu

Gebelik, Yaşlılık ve Ağır Beden Hastalığı: Bu özel gruplarda geniş kapsamlı çalışmalar sınırlıdır; kararlar çoğunlukla küçük serilere, ilacın profiline ve bireysel kâr-zarar hesabına dayanır. Gebelikte ilacı kesmenin nüks riskini artırdığı, ilaca devam etmenin ise bazı ajanlarda teratojenite riski taşıdığı bilinmelidir; yaşlılıkta “düşük başla, yavaş değiştir, yakından izle” ilkesi, ağır bedensel hastalıklarda ise böbrek ve karaciğer işlevlerine göre ilaç seçimi belirleyicidir. Tüm bu kararlar hasta ve yakınlarıyla birlikte, yazılı bilgilendirme eşliğinde verilir.

Şekil 17 – Gebelik, yaşlılık ve ağır bedensel hastalık durumlarında tedavi seçimini yönlendiren temel ikilemleri ve pratik ilkeleri gösteren tablo

Düzelme mi, İyileşme mi?: Başarı uzun süre yalnızca dönem ve yatış sayısının azalmasıyla ölçüldü; oysa bugün asıl konuşulan, belirtilerin geçmesinin ötesinde işlevin, ilişkilerin ve anlamın yeniden kazanılmasıdır. Düzelme (remisyon) belirtilerin gözlenebilir biçimde azalmasıyken, iyileşme (recovery) kişinin hastalıkla birlikte ama onun tarafından yutulmadan, kendi hayatında anlam bulmasıdır; hedef her belirtinin sıfırlanması değil, dengeli ve öngörülebilir bir yaşam çizgisine ulaşmaktır.

Şekil 18 – Düzelme (remisyon) ile iyileşme (recovery) kavramlarını karşılaştıran ve iyileşmenin kalitesini vurgulayan tablo

Kapanış: Bu yazıda ele aldığımız her şema, bipolar bozukluğu tek bir belirti listesine indirgemeden, bir insanın işini, ilişkilerini, beden ritmini, kimlik algısını ve geleceğe bakışını etkileyen uzunlamasına bir süreç olarak görünür kılmayı amaçladı. Hastalık nasıl görünürse görünsün, amacımız her zaman kişiyi merkeze almak; onu tanıya indirgemeden, hastalığın ciddiyetini de inkâr etmeden, dikkat, sabır ve saygıyla ilerlemektir.

Next
Next

Bipolar Bozukluk: Çocuk ve Ergende Tanı, Yaşam Çizelgesi ve Damgalanma